8 Temmuz 2014 Salı

Kızıl Kahve Bermuda

Bermudam yok, dikmem lazım acil dedim...10 günde bitti.10 günde sadece dikiş yapmadım tabii...Aralarda işlerim oldu ama 10 gün elimde süründü.Yan cepleri keşfetmem sırf  bir günümü aldı.Meğerse kendileri torba cepmiş.Torba cebin üzerinde bir de kapağı var. Çok oyalandım çoooookkkk...:)) Ustalar gülüyordur bana şimdi....:))))
   

Model budur arkadaşlar...

Benim elimden çıkan hali de bu...Resimler güneş ışığının azizliğine uğradılarTam net değil ama..Nasıl özeniyorum bloglarda güzel fotoğrafları görünce.Bence blogun başarısını bu fotoğraf olayı çok etkiliyor.Nihat Odabaşı'na bir sorsam o çekebilir mi acaba fotoğrafları...Uygun bir rakama tabii...:)

  










Saçların kusuruna bakmayın.Yıka ve çık diyor reklamlarda ama rutubetten bizimki pek yıka ve çık olamıyor ya da yıka ve çık böyle oluyor.Fönle diyenler olabilir ama bu sıcakta fönlersem işim bittiğinde tekrar duşa girmem lazım.Bu kısır döngüyü de yürağim kaldırmaz...:) Sevgiler....

5 Temmuz 2014 Cumartesi

Kızımın Beyaz Fisto Elbisesi

      Epey oldu dikeli...Ama yayınlayamadıklarımdan...
  Yaz başında alışveriş için mağazalara baktık.Basit basit elbiseler 80,90,100...şeklinde devam edince eskiden '' Neden uğraşıyorsun, çarşıda 5 lira alırız gider'' diyen eşim çarşıda 5 liraya bişey olmadığını görünce, eh! gerçek rakamlarla da yüzyüze gelince ''Sen onların hepsini dikersin, hadi çıkalım, çok pahalı burası'' deyiverdi.Ben de sonunda diktiklerimin değerini anladığı için sevinsem mi, yoksa yine yüküm daha fazla arttığı için üzülsem mi bilemeden mağazadan ayrıldım.Hoş!!! o alalım dese bile artık kolay alışveriş yapamaz hale geldim.Ben onu dikerim ona o kadar para verilir mi deyip, ayrılıveriyorum mağazadan...
    İşte bu elbise öyle çıktı.Zaten daha önceki sene kumaşını alıp koymuştum.Astarını da eski bir elbisesinden çıkarmıştım.Fermuar aldım sadece...Kumaş 10 lira, fermuar 1,5 lira...Emek paha biçilmez....:)))Kızımın sevincini anlatamam bile..


Çok basit bir kalıp. Ben Burda Dergisi'den çıkarttım ama rahatlıkla çocuğunuzun bir bluzundan da çıkarabilirsiniz.Önden iki tane pensi var.Etek kısmı da etek boyu kadar kumaşın eninden kesin.Bu ön kısmı olsun.Arka için de aynı ölçüde tekrar kesin ve bu kısmı ikiye bölün.Bu eteğin arka parçası olucak.Arka parçayı fermuar açıklığını hesap ederek tekrar birleştirin.Ön parçayı da birleştirip belinden büzdürün.Üst bluz kısmına dikin.Eteğini de bastırdığınızda elbise tamam.Hatta astar istemeyen bir kumaşla çalışırsanız işiniz daha da kolay.Benim ki astarlı olunca biraz oyaladı tabii...Hadi hanımlar makina başına...:)))


                                                                              Sevgiler.....

2 Temmuz 2014 Çarşamba

Tropik Etek


        Selam! Yine uzun bir aradan sonra aslında çok şey dikmişken nedense paylaşmaya, fotoğraflamaya ve    yazmaya hatta bigisayarı açmaya üşendiğimden yayınlayamadım.Belki o da ne demek diyebilirsiniz ama  Antalya çok sıcak.Acayip de rutubet var.Sıcak daha fazla hissediliyor.Hal böyle olunca da insanın içine bir isteksizlik çöküyor.Bugün şeytanın bacağını kırdım ve bitirdiğim işleri teker teker yayınlamaya geçtim.

  Bu eteğim yine bir Burda Dergisi'nden...İlgilenen  olursa bakar söylerim.Tam yazlık.İfil ifil bişey. Üzerimden çıkarmıyorum zaten...


Ben daha açık hava fotoğraf çekimlerine çıkamadığım için evimin en iyi kendimi çekebildiğim yeri olan giyim odamın aynası burası.


       Sizler eteğin belindeki kemerin ayrıntısını daha iyi seçebilesiniz diye birilerine yakalanma korkusuyla üç buçuk atarak apartman girişindeki aynada da çekimler yaptım.Bu durumda ne oldu...Yarı açık fotoğraf çekimi...:)
      Bu arada Ramazan geldi, hoş geldi...Umarım yalnız nefislerin değil kalplerin de oruç tuttuğu bir Ramazan olur.Sevgiler...:)



14 Haziran 2014 Cumartesi

İlk Mim!!!

Heyyyy!!! Beni kimse farketmiyor derken Hobbylst İknur 'cuğum beni mimlemiş.Sağolsun...Cevaplıyorum...

  1) En çok sevdiğiniz yönünüz?
Azimliyimdir,mükemmeletçiyimdir, bir de her şeyin komik yönünü görürüm.

 2)Sen hiç yağmur altında ağladın mı?
Hatırlamıyorum.

3)Diyelim ki sana 3 dilek hakkı tanındı.Sadece insanları değiştirebileceksin.Neleri, kimleri ya da hangi özellikleri değiştirirdin?
Hayattan hiç bir tecüibe alamayan, hala kendini dünyanın yörüngesinde sanan insanları...Bir de övünen insanları Onlara hiç tahammülüm yok)

4)Sen hiç yaz yağmurunda denize girdin mi?
Ben Antalyalı'yım.Çookkk....:)

5)Yaşadığın en gülünç durum nedir?
O kadar çok ki...Direğe çarpıp pardon demişliğim bile var benim

6)Kendine ünlüler dünyasından bir eş ya da sevgili seçseydin hangisini seçerdin?
Evli bir kadın olarak cevap vermeme hakkımı kullamıyorum...:))

7)Hayatın bir film olsa hangi aktris oynasın isterdin?
Nurgül Yeşilçay...O her rolün üstesinden gelir...

8)Sen hiç halka açık bir alanda kimseyi umursamadan ağladın mı?
En son kayınpederimin cenazesinde ağlamıştım.

9)Süperman mi, Batman mi?
Süperman

10)Çocukken hepimiz bir nesneyi ya da bir olayı başka bir şey zannederdik.Senin öyle ilginç düşüncelerin oldu mu?
Olmaz mı tüm karatıları başka birşeye benzetirdim ben.Gece uyurken de korkarak yatardım o yüzden.Bunda annemin korkutmalarının payı da büyüktür tabii.O yüzden hiçbirşeyle korkutmadım çocuklarımı...

11)Hayatın anlamı nedir?
Sevgi


       Ben de Sevgili;
                             Dikiş-Terapi,
                             Buzlar Kraliçesi,
                             Nebihan Akça       'yı mimlemek istiyorum.Cevap verirlerse çok memnun olurum                                                                                                                                                      Sevgiler...

11 Haziran 2014 Çarşamba

Eskişehir Gezisi

1 Haziran'da Eskişehir' deydim.Anadolu Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi'nin geleneksel pilav günü vardı.Kaç senedir gitmek istiyordum ama gitmek bu seneye nasipmiş.
  En son 6, 7 sene önce gitmiştim Eskişehir'e. O zaman bile benim ayrıldığım yıllardan farklıydı ama bu sefer sanki daha bir gelişmiş, büyümüş geldi bana.Bu gelişim için Eskişehir, Syn Yılmaz Büyükerşen'e çok şey boçlu tabii...Zaten bunu Eskişehirliler de çok iyi biliyor.Keşke biz Antalyalıların da bir Büyükerşen'i olsaydı.Düşünsenize Porsuk'tan başka doğru dürüst doğa güzelliği olmayan bir şehri turistlerin ziyaret ettiği gelişmiş bir kente çevirmiş birisi Antalya gibi doğa güzellikleriyle ünlü bir yeri ne hale çevirirdi.Hayal bile edemiyorum doğrusu...Neyse Allah nereye kimi vereceğini çok iyi biliyor.
İşine karışmamak lazım...:)
 Anlaşıldığı üzere ben bir Eskişehir hayranıyım.Dolu dolu bir öğrencilik yaşadım ondan mıdır yoksa Eskişehir benim için özgürlüğümdür ondan mıdır bilmem.Huzur bulurum hep orda nefes alırken.En son 7 sene evvel gitmiştim ama çoluk çocuk, eş hiçbişey anlamamıştım.Bu sefer yalnız gidince pek iyi geldi doğrusu.İhtiyacım varmış kendi kendime seyahat etmeye.Her ne kadar çocuklarım burnumda tütseler de arada böyle tek başına kaçamaklar yapmak lazımmış bunu anladım. Onlar da beni çok özlemişler.Her iki taraf için de iyi oldu anlayacağınız.Hani insanlar elinin altındakinin kıymetini bilmez de biraz ayrı kalınca anlar ya işte o hesap...

           Meşhur Porsuk Nehri...Biz öğrenciyken içinde yosunlar vardı.Yanından da nerdeyse                                                                burnumuzu tıkayarak geçerdik.Vay beee!!!
Boza...İlk içtiğinde bu ne be iğrenç dediğin sonraki içtiğinde ise kendine müptela eden içecek.Bayılırım.İki bardak ardarda yuvarladım valla...Genelde Haziran'a kalmazdı.Mayalı molduğu için Karakedi Bozacısı dondurma yapmaya geçerdi bu zamanlarda ama belki de eski öğrenciler için yapmıştır.Sormak aklıma bile gelmedi doğrusu sevincimden...Çibörek de yedim bu arada ama resimlemeyi unutmuşum arkadaşlar, üzgünüm.
Bakalım aradaki 32 farkı bulabilecek misiniz?  Ben diyim 17 yıl siz diyin 18 yıl sonra...
Yine Porsuk kenarı

     Burası da Odun Pazarı Evleri.Bizim son zamanlarımızda buradaki evler restore edilmeye başlanmıştı ama yeni halini görememiştik.Şimdi içinde kafesi, lületaşından yapılmış takılar satılan dükkanlarıyla tarihi ve turistik bir yer haline gelmiş.Bayıldım....

Burası Sazova Parkı...Burada bir masal şehri kurmuşlar.Sağdaki resim  solda arkamdaki şatonun içinde çekildi.



 Yine Sazova Parkı...Korsan Gemisi yapmışlar...Bu arada suni bir gölet yapmışlar burda.Gemi de bu göletin içinde.Amerika böyle bir gemiyle keşfedilmiş.




Bu da sazova Parkı'nın girişindeki pembe araba.Herkes fotoğraf çektirsin diye konmuş.Biz de çektirivedik işte.
                                                  

Ortadaki bey Hukuk Profösörümüz Ufuk Aydın.Ben bitirme tezimi Ufuk Hocamdan almıştım.Kendisini çok sever ve sayarım.Bu arada eski hocalarımız bizi çok iyi karşıladılar ve çok iyi ağırladılar.Sanki aradan hiç zaman geçememiş gibi çok samimiydiler.Hepsine misafir perverlikleri için çok teşekkür ediyorum.Ayrıca Kimya Bölümünde Doçent olan arkadaşım, dostum Filiz Yılmaz'a da üniversitedeki işlerinin yoğunluğuna rağmen; bize değerli vaktini ayırıp,rehberliği eşiliğinde gezdirdiği için çok teşekkür ederim.
Bir tek Yılmaz Büyükerşen'in yaptırdığı Balmumu Müzesi'ni göremedim.Bir dahaki sefere inşallah!
Henüz Eskişehir'e gitmeyenler!!! Tatil listenize burayı da mutlaka ekleyin.
Sevgiler...

23 Mayıs 2014 Cuma

DIY' sal İşler

    Eşimin ağ kısımları eskiyen kot pantolonları atamıyorum.Çünkü diğer yerlerş yepyeni...Eee!!! o halde kimseye de verilmez.Giyilmez de...Kaldı mı elimize...Biz de değerlendiririz seve seve...;)

     Daha önce eski kot pantolondan yelek yapmıştım kızıma.Buradan görebilirsiniz.
     Şimdi de kot şort diktim.Yine kızıma tabii....Paçadan anca ona çıkıyor malum...:) Model olarak hani tulum dikmiştim ya... o da burada...

  İşte o modelin şortunu diktim.Biraz büyük dikmişim ama daha iyi, seneye de giysin mantığı...:)
Paçalarına, beline ve bacak içine spor dikişler için ipler var onlarla spor dikiş yaptım.Beline de lastik... Başka da bir numarası yok zaten...Son derece pratik yani...



                  Tulumu kalıp olarak kullandım ama olmadı daha sonra tulumun kendi kalıbıyla                                                        kestim.Düz dikiş çizgisi daha iyi oturdu.Aklınızda bulunsun.



Bu da kombinlenmiş hali...
Hatırlarsınız kısa kollu hırkayı da ben dikmiştim.


                                                                       Sevgiler....

22 Mayıs 2014 Perşembe

Mavi Bluz 2

     Geç oldu ama Soma' daki ölen işçilerimizin ailelerine başsağlığı dilemek istiyorum.Kendilerine de Allah'tan rahmet diliyorum.Şu son zamanları hep onlarla beraber geçirmeme rağmen elim elverip bir türlü buradan yazamadım.Çok acı...Bu iş kazası değil, bu ihmalkarlık sonucu oluşan çok büyük bir katliamdır...Bu konudaki düşüncem budur...Sistem kökünden çürümüş, kokuşmuş...Nereye elimizi atsak elimizde kalıyor.Yazık !!! Bize de diycek çok şey olmasına rağmen başka da birşey kalmıyor...
 
    Ben bu arada bu acılar yaşanırken bir yandan televizyonum açık haberleri dinlerken bir yandan da sürekli dikiş diktim.Sinirimi, acımı dikişten çıkarttım yani.Sırayla paylaşıcam.
     Hani benim bir mavi gömleğim vardı ya.Burda var.Ondan bir bluzluk daha kumaşım artmıştı.Sevgili İrem  Hanım'ın bluz etkinliğinde gördüğüm, daha önce neden dikkatimi çekmedi diye kahrolduğum bluzu diktim.Çeşitli kombinasyonlarla günün her saatinde kullanılabilecek  gayet kullanışlı bir bluzum oldu.Ben çok sevdim.
Son derece sade bir model.Aslında temel bluz kalıbı...(Dikişe yeni başlayanlar içindir açıklamam). Bu kalıbla çok değişik bluz, hırka modelleri yapmak niyetindeyim.Bakalım neler olucak...:)
    Sevgiler...